Herkesi Mutlu Edemezsin🍃

Herkesi Mutlu Edemezsin

İnsan bazen sevilmek için kendinden vazgeçer.
Kırılmamak için susar,
kırmamak için kendini eksiltir.

Bir süre sonra fark etmeden hayatını başkalarının beklentilerine göre yaşamaya başlar.

Ama insanın ruhu bir süre sonra yorulur.
Çünkü herkes mutlu olsun diye uğraşırken
en çok ihmal edilen kişi çoğu zaman kendisi olur.

Bir terapist olarak şunu sıkça görüyorum:
İnsanlar en çok iyi kalpli oldukları için yoruluyor.
Sınır koyamadıkları için…
“Hayır” diyemedikleri için…
Kırılmasınlar diye kendilerini kırdıkları için.

Ama bir gerçek var:
Herkesi mutlu edemezsin.

Çünkü herkesin beklentisi farklıdır.
Herkesin ihtiyacı başka bir yerden gelir.
Ve bazen insanlar, ne yaparsan yap memnun olmayabilir.

Bu senin yetersiz olduğun anlamına gelmez.

Sadece şunu hatırlatır:
Bir insanın ilk sorumluluğu herkesi mutlu etmek değil,
kendi ruhuna iyi bakabilmektir.

Sınır koymak bencillik değildir.
Hayır demek sevgisizlik değildir.
Kendini korumak ise bir zayıflık hiç değildir.

Çünkü insan kendini koruyabildiği kadar sağlıklı sevebilir.Herkesi Mutlu Etmeye Çalışan İnsanların 5 Psikolojik Özelliği

Birçok insan farkında olmadan hayatını başkalarını mutlu etmeye adayarak yaşar.
Kırılmasınlar diye susar,
üzülmesinler diye kendini geri çeker,
sevilmek için kendi ihtiyaçlarını erteler.

Bir terapist olarak sıkça gördüğüm bir gerçek var:
Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar genellikle çok iyi kalpli ama çok yorgun insanlardır.

Peki bu insanların ortak özellikleri nelerdir?

1. Onay ihtiyacı yüksektir

Herkes tarafından sevilmek isterler.
Birinin kırıldığını düşündüklerinde bunu kendi hataları gibi hissedebilirler.

Bu yüzden çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atarlar.

2. “Hayır” demekte zorlanırlar

Sınır koymak onlar için zordur.
Birine hayır demenin onu kıracağına inanırlar.

Oysa sınır koymak ilişkileri zedeleyen değil,
aksine sağlıklı hale getiren bir davranıştır.

3. Suçluluk duygusunu kolay hissederler

Birinin üzülmesi, kırılması ya da memnun olmaması
onlarda yoğun bir suçluluk hissi yaratabilir.

Ama şunu unutmamak gerekir:
Herkes kendi duygusunun sorumluluğunu taşır.

4. Çatışmadan kaçınırlar

Tartışma yaşanmaması için geri çekilmeyi tercih ederler.
Sessiz kalmak çoğu zaman onlar için güvenli bir yol gibi görünür.

Ama bastırılan duygular zamanla içsel bir yorgunluğa dönüşebilir.

5. Kendilerini ihmal etmeye yatkındırlar

Başkaları iyi olsun diye çabalarken
kendi ihtiyaçlarını görmezden gelebilirler.

Oysa insan kendine iyi bakabildiği kadar
başkalarına da sağlıklı bir şekilde iyi gelebilir.

Gerçek şu ki:
Herkesi mutlu etmek mümkün değildir.

Ama kendine şefkat göstermek mümkündür.
Sınır koymak mümkündür.
Kendini ihmal etmeden sevebilmek mümkündür.

Çünkü sağlıklı bir hayat,
başkalarını mutlu etmeye çalışarak değil,
kendini de unutmadan yaşayarak kurulabilir.

Ve bazen insanın öğrenmesi gereken en önemli cümle şudur:

“Ben de önemliyim.”

Bazen herkesi mutlu etmeye çalışmayı bırakmak gerekir.
Ve sadece şu soruyu sormak:

“Ben iyi miyim?”

Çünkü sen iyi olmadığında
hiç kimse gerçekten iyi olmaz.

Ve unutma…
Sen herkes için yeterli olmak zorunda değilsin.
Sadece kendin için gerçek olman yeterlidir.

Terapi Odasından Küçük Bir Not🌼

Terapi odasında bazen danışanlarımdan şu cümleyi duyarım:

“Kimse kırılmasın diye hep kendimden vazgeçiyorum.”

Bir süre sonra fark edilen şey şu olur:
İnsan herkesi mutlu etmeye çalışırken
en çok kendini ihmal eder.

Bir ilişkiyi, bir aileyi ya da bir dostluğu ayakta tutmak
tek bir insanın görevi değildir.

Bazen insanın kendine söylemesi gereken en sağlıklı cümle şudur:

“Herkesi mutlu etmek zorunda değilim.”

Çünkü insan kendini korumayı öğrendiğinde
ilişkiler de daha gerçek bir yere oturur.

Kendine Sor;

Bugün birini mutlu etmeye çalışırken
kendini ihmal ettiğin bir an oldu mu?

Pamuk Şeker dileğiyle… 🤗

No Comments Categories: Genel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu Al !